Özel Haberler
ŞOK! Yönetici Atamaya DURDURMA
Eğitim-İş'in davasında Danıştay ek-2 Yönetici Değerlendirme Formunun Yürütmesini Durdurdu.
12 Ağustos 2008 12:09
ŞOK! Yönetici Atamaya DURDURMA

Ek-2 Durduruldu

Kamuoyunun yakından izlediği üzere, Milli Eğitim Bakanlığı’nın hazırladığı 13.04.2007 yürürlük tarihli “Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticilerinin Atama Yönetmeliği” ile, okullarda bugüne kadar bir benzeri görülmemiş bir kadrolaşma hamlesi yapılmıştır. Yönetmelik, binlerce okulu yandaşlara yönettirebilmenin anahtarı olarak görülmekteydi.

Eğitim-İş Sendikası olarak yönetmeliği yargıya taşımış ve birçok hükmünün yürütmesinin durdurulmasını sağlamıştık.

Danıştay Kararı Sonrası MEB Yönetimi, Şark Kurnazlığına Soyunup Binlerce Okulu “Vekaleten” Yandaşlarına Yönettirdi.

2007 yönetmeliğinin yürütmesi durdurulunca, hukuka saygılı ve sorumlu idare olmanın gereği olarak yargı kararına uygun yeni yönetmelik hazırlaması beklenen Bakanlık yönetimi, 3-5 saatte hazırlanabilecek yönetmeliği aylarca hazırlamadı ve şark kurnazlığına soyunarak -yönetmelik yokluğu bahanesiyle- binlerce okulu, keyfi olarak tespit ettiği kişilere “vekaleten” yönettirmeye başladı.

Bunun üzerine Bakanlığı ve Bakanlığın suç teşkil eden emirlerini uygulayan 81 il valisini yazılı olarak ve basın yoluyla uyardık ve bu tutumun hukuki hesabını mutlaka soracağımızı ifade ettik. Uyarılarımıza kulak asmayan muhataplar aleyhinde kapsamlı bir hukuki ve cezai prosedür başlattık. Hukuki sürecin belirli bir aşamaya ulaşması ile Bakanlık bürokrasisi sorumluluktan kurtulabilmek adına, apar-topar yeni bir yönetmelik hazırlama sürecine girdi. Yakın tarihte basına yansıdığı üzere sendikamızın ısrarlı hukuki girişimleri üzerine yargı kararına aykırı tasarruf ortaya koyan 5 MEB bürokratının yargılanmasına karar verildi. Bakan ÇELİK ise, “dokunulmazlık” zırhının arkasına gizlenerek “şimdilik” sorumluluktan kurtuldu.

Sonuç olarak en son hazırlanan yönetmelik 18.04.2008 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Yalakalık Yap, Müdürlüğü Kap!” Yönetmeliği

Sorunun tavizsiz takipçisi Eğitim-İş dışındaki sendikaların görüşleri alınarak hazırlanan yeni yönetmelik, eğitim kurumu yöneticilerinin sübjektif kriterlere göre tespitini öngören, kariyer ve liyakat ilkelerini dikkate almayan bir yönetmelik olmuştur. Yönetmeliğe göre yöneticilik; ödüllere, yüksek sicillere ve cezalara odaklanmıştır. Örneğin 30 yıllık öğretmenlik kariyerinin puan değeri, sıradan bir etkinlik karşılığında alınan teşekkür belgesinin değeri kadardır. Ömrünü yüksek lisans ve doktoraya vakfetmenin puan değeri, takdir belgeleri ile elde edilecek puanların çok altındadır.

Danıştay MEB’e Bir Kez Daha Dur! Demiştir.

Hukuki kepazelikten ibaret kriterlerin yürütmesinin durdurulması ve iptali amacıyla sendikamızın açtığı davada Danıştay, yönetici değerlendirme formunun yürütmesini durdurmuştur. Gelinen nokta, MEB’in yönetim felsefesinin “iflas ettiğini” açıkça ortaya koymaktadır.

Bugün yaşananlar, MEB’i yöneten anlayışın siyasal fanatizmini her şeyin üzerine koyduğunu; okullarımızı, siyasi amaçlarına alet edebilmek adına kaos ortamına sürüklemekten çekinmediğini, ülkenin geleceğini ateşe attığını çarpıcı biçimde ortaya koymaktadır. Yaşatılan kaos; okullara mescit yapma, kız öğrencilerin başını türbana sokma, Atatürk büstlerini ve köşelerini yok etme kavgasının bir parçasıdır. MEB yönetiminin bu amaca yönelik sayısız girişimini Eğitim-İş olarak püskürttük.

Milli Eğitim Bakanlığı ve ona bağlı birimler, Hüseyin ÇELİK ve arkadaşlarının elinde deyim yerindeyse “can çekişmektedir”. Eğitim-İş olarak, tüm siyasi partilere, basın kuruluşlarına, sivil toplum örgütlerine çağrı yapıyoruz. Resmin bu kısmına daha çok bakınız ve sorunun aşılmasına katkı sununuz. Çünkü eğitim sisteminde çıkarılan yangın bütün ülkeyi ve doğal olarak sizleri de sarmaya adaydır.

MEB ‘e Çağrı

Çıkardığı “her yönetmeliği” yargı duvarına çarpan ve Eğitim-İş’i yok saymanın bedelini ödemeye doymayan MEB’e, içinde bulunduğu “utanç verici konumdan” kurtulabilmesi için çağrı yapıyoruz. Eğitim-İş, sendika temsilcilerinin de dahil edileceği bir komisyonla sorunun çözüleceğine inanmaktadır. Sorunun çözümüne yönelik olarak elimizden gelen tüm katkıyı ve fedakarlığı sunmaya hazırız. En çok 3-5 günlük bir çalışma süreci sonrasında eğitim emekçilerimize yakışan, hakkaniyetli bir yönetmeliğin hazırlanabileceğine inanıyoruz. Yeter ki MEB iyi niyetli olarak okullarımızda yarattığı kaosa son vermek istesin.

Yüksel ADIBELLİ EĞİTİM-İŞ GENEL BAŞKANI

 

***İŞTE KARAR***

DANIŞTAY
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2008/3799

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen: Eğitim ve Bilim işgörenleri Sendikası (EĞİTİM-ÎŞ)
Vekilleri : Av. Tansu Batur, Av. Jale Kural, Av. Göktan Koçyıldınm
Meşrutiyet Cad., Berker Apt., No:3/14-16 - Kızılay/ANKARA
Karsı Taraf : Milli Eğitim Bakanlığı - ANKARA

İsteğin Özeti : Davacı Sendika; 24.4.2008 günlü, 26856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliğinin 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi, 12 nci maddesi, Geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "sınavların geçerlik süresi ile sınırlı olmak kaydıyla" ibaresi ile Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu'nun iptalini ve yürütmenin durdurulmasını istemektedir.

Danıştay Tetkik Hakimi : Vahit Kınalıtaş
Düşüncesi : Yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemin Yönetmeliğin 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi, 12 nci maddesi, Geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "sınavların geçerlik süresi ife sınırlı olmak kaydıyla" ibaresi yönünden reddi; Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu yönünden ise kabulü gerektiği düşünülmüştür. (memurlar.net)

Danıştay Savcısı :S. Sema Kabukçu
Düşüncesi : Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği anlaşıldığından, istemin reddi gerekeceği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADİNA

Hüküm veren Danıştay İkinci Dairesi'nce davalı idarenin birinci savunmasının geldiği görülerek işin gereği yeniden düşünüldü:

Dava; 24.4.2008 günlü, 26856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yöneticileri Yönetmeliği'nin 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi, 12 nci maddesi, Geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "sınavların geçerlik süresi ile sınırlı oîmak kaydıyla" ibaresi ile Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu'nun iptali istemiyle açılmıştır.

657 sayılı DevJet Memurları Kanununun 76 nci maddesinin 1 inci fıkrasında, "Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

Bu maddeyle memurların sınıflarının da değiştirilmesi suretiyle naklen atanmaları konusunda idareye tanınan takdir yetkisinin kullanımının mutlak ve sınırsız olmayıp, kamu yararı ve kamu hizmetinin gerekleriyle sınırlı olduğu ve bu açıdan yargı denetimine tabi bulunduğu İdare Hukukunun bilinen ilkelerindendir.

Buna karşılık, sözü edilen takdir yetkisinin, ancak kamu yaran ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da idari yargı merciince saptanması halinde, sözü edilen bu durumun dava konusu idari işlemin sebep ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı nedeniyle iptalini gerektireceği hususunun yerleşmiş yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunduğunu da vurgulamak gerekir.

Aynı Yasanın 3 üncü maddesinde de, "Sınıflandırma", "Kariyer" ve "Liyakat" ilkeleri bu Kanunun temel ilkeleri olarak belirlenmiş; kariyer ilkesi, Devlet memurlarına yaptıkları hizmetler için lüzumlu bilgilere ve yetişme şartlarına uygun şekilde, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlamak; liyakat ilkesi ise, Deviet kamu hizmetleri görevlerine girmeyi, sınıflar içinde ilerleme ve yükselmeyi, görevin sona erdirilmesini yeterlik sistemine dayandırmak ve bu sistemin eşit imkanlarla kullanılmasında Devlet memurlarını güvenceye sahip kılmak olarak tanımlanmıştır.

Görüldüğü üzere Yasa, Devlet memurluğunu bir meslek olarak kabul etmekte ve bunlara, sınıfları içinde en yüksek derecelere kadar ilerleme imkanı sağlanmasını, sınıflar içinde ilerleme ve yükselme işlemlerinin liyakat sistemine dayandırılmasını öngörmektedir. Bu iki ilkenin temelinde, objektif kurallar çerçevesinde işin ehline verilmesi ve hak etme kavramı yatmakta olup, kamu hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde gerçekleştirilmesinin en önemli güvencesinin de, hizmetin yetişmiş, ehil kamu görevlilerince yerine getirilmesinin sağlanmasından geçeceği de tabiidir.

İşin ehline verilmesi ve hak etme durumunun mutlak anlamda sağlanabilmesi ise; ancak kriterleri objektif olarak belirlenmiş ölçme ve değerlendirme tekniklerinin kullanılması, kamu yararı ve eşitlik ilkesine uyulması ile mümkün olabilecektir. Bu anlamda, dava konusu düzenlemenin anılan ölçüt ve ilkeler yönünden irdelenmesi gerekmektedir.

Millî Eğitim Bakanlığına bağlı eğitim kurumlan yöneticiliklerini ikinci görev olarak yürüteceklerin belirlenmesine ilişkin usul ve esasları düzenlemek amacı ile çıkarılan dava konusu Yönetmelikte; atamalarda, kariyer ve liyakatin esas alınması; norm kadro esaslarının göz önünde bulundurulması ve puan üstünlüğünün dikkate alınması genel ilke olarak kabul edilerek yönetim beş kademeye ayrıldıktan sonra, eğitim kurumu yöneticiliklerine atanmak üzere başvuruda bulunan adayların başvurularını inceleyip, gerekli şartları taşıyanları Ek-2'deki Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden değerlendirerek değerlendirme sonuçlarını il millî eğitim müdürlüğüne sunma göreviyle donatılan Değerlendirme Komisyonu oluşturulmuştur.

Dava konusu Yönetmelik ile yönetici seçiminde esas alınması gereken ölçme ve değerlendirme yöntemi olarak "puan üstünlüğü" ölçütü getirilmiştir.

Yönetmeliğin iptali istenilen maddelerinin, Kanunda belirlenen ölçütler ile ölçme ve değerleme ilkeleri yönünden değerlendirmesine geçildiğinde;

Söz konusu Yönetmeliğin "Yönetici olarak atanacaklarda aranacak genel şartlar" başlıklı 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendindeki, "Son üç yıllık hizmet süresi içinde, yöneticilik görevi olanların yöneticilik görevi adli veya idari soruşturma sonucu üzerinden alınmamış olmak" hükmünün iptali istemi yönünden olaya bakıldığında;

Hakkında yürütülen adli ve idari soruşturma sonunda yöneticilik vasfı ile bağdaşmayan fiilleri nedeniyle yöneticilikten alınmış olan kişilerin 3 yıl süreyle yönetici olmalarının engellenmesi, uygulanmış olan yaptırımın amacına uygundur. Aksi halde hakkında yöneticilik görevinden alınma yaptırımı uygulanan kişiye tekrar atanma yolunun açılması bunu anlamsız kılabileceği gibi, böyle bir durumla karşı karşıya kalan kişiler yönünden de haksızlığa yol açacağı açıktır. Kaldı ki anılan düzenleme ile hakkın özü ortadan kaldırılmaksızın kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun bir gerekçeyle başvurunun sınırlandırılması amaçlanmış olup, bu haliyle dava konusu anılan madde hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir.

Davacı tarafından, adli ve idari soruşturmanın kasıtlı olarak yaptırılması yoluyla, ilgililerin başvuru hakkının engellenebileceği ileri sürülmekte ise de; soruşturma sonucu yöneticilikten alma işlemlerinin yargı denetimine tabi olması karşısında olası münferit ve yanlış uygulamalar, herkese eşit olarak uygulanan soyut, genel ve objektif bir düzenlemenin iptalini gerektirmeyeceğinden bu iddiaya itibar edilmemiştir.

Yönetmeliğin 12 ncî maddesinde yer alan, "(C) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az bir yıl görev yapmış olmaları, (B) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az iki yıl görev yapmış olmaları ve (A) tipi eğitim kurumu müdürü olarak atanacakların eğitim kurumu yöneticiliklerinde en az üç yıl görev yapmış olmaları kaydıyla, boş bulunan eğitim kurumu müdürlüklerine atanmak isteyenlerden bu Yönetmelikte öngörülen genel şartları taşıyanlar, valiliklerce yapılacak duyuru üzerine Ek-1'deki Yöneticilik İstek Formu ile en fazla beş eğitim kurumu tercih etmek suretiyle valiliklere başvuruda bulunurlar.
(2) Başvuruda bulunan adayların değerlendirmeleri Ek-2'deki Yönetici Değerlendirme Formu üzerinden yapılır.
(3) Yapılan değerlendirme sonucunda adayların atamaları, tercihleri doğrultusunda puan üstünlüğü esasına göre yapılır"
hükmünün iptali istemine gelince;

iptali istenilen madde hükmü ile müdürlük görevine atanmada, atanacağı okul tipine göre idarecilik deneyim süresinin farklılaştırılmasında ve Yönetici Değerlendirme Formu esas alınarak yapılacak puanlamaya göre belirlenen sıralamanın esas alınmasında, eşitlik ve kamu yararı ilkesi ile hizmet gereklerine aykırılık bulunmamaktadır.

Öte yandan 2577 sayılı Yasanın 2 nci maddesi uyarınca yargı denetimi hukuka uygunluk denetimi ile sınırlı olup, yargı yerlerince idari işlem niteliğinde karar verilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla, müdürlük görevine atamada, müdür yardımcılığında geçirilmesi gereken süreler yönünden eşitlik ve kamu yararı ilkelerine aykırılık olmaksızın, idarenin takdir yetkisini ortadan kaldıracak bir gerekçeyle karar verilmeyeceği açık olduğundan, davacının belirlenen sürelerin yetersiz olduğu yolundaki iddiasına itibar etmek mümkün değildir.

Geçici 2 nci maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "sınavların geçerlik süresi ile sınırlı olmak kaydıyla" ibaresinin iptali istemine gelince;

Dava konusu düzenlemeden önce yürürlükte bulunan Yönetmelikte öngörülen sınav şartını yerine getirerek Yöneticilik görevine hak kazananların haklarının, hakkın kazanılmasının dayanağı olan düzenlemede yer alan geçerlik süresi ile sınırlı olarak korunmasında, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.

Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu'nun iptali istemine gelince:

idare, eğitim kurumu yöneticisi olacakların tespitinde, ilgililerin bilgi düzeyini belirleme aracı olan yazılı sınav usulünü kullanabileceği gibi, yöneticilik vasıflarını ölçme ve değerlendirmeye ve bu vasıfları açığa çıkarmaya elverişli farklı araçlar geliştirme konusunda takdir yetkisine sahiptir.

İdarelerin ölçme ve değerlendirmede kullandıkları araçların, bir davaya konu olması durumunda yapılacak hukuki denetimi sırasında bu takdir yetkisinin, tercih edilen araç veya araçların ölçme ve değerlendirme tekniğine uygun bulunup bulunmadığı, yöneticide bulunması gereken vasıfları açığa çıkarmaya elverişli olup olmadığı, ölçmede kullanılan ölçütlere yüklenilen önemin, ölçme amacıyla bağdaşıp bağdaşmadığı, kayırmacılığa veya bireyler arasında eşitsizliğe yol açabilecek hususlar içerip içermediği, noktaları yönünden denetlenebileceğinde duraksama bulunmamaktadır.

Dava konusu Yönetmeliğe Ek-2 "Yönetici Değerlendirme Formu", yukarıda sıralanan hususlar yönünden değerlendirildiğinde;

Öncelikle, Yönetici Değerlendirme Formu ana başlıkları itibarıyla ele alındığında, eğitim kurumu yöneticisi adayı, görmüş olduğu eğitimin, aldığı ödüller, sicil notları ve cezaların, kazandığı unvanlar ile yöneticilikte ve meslekte geçirdiği sürelerin ölçmeye esas alınmasında, ölçmede seçilen aracın ölçme ve değerlendirme tekniğine uygunluğu ve ölçülmek istenen vasıfları açığa çıkarmaya elverişli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Anılan Form'un; ölçmede kullanılan kıstaslara yüklenen önemin, ölçme amacıyla bağdaşıp bağdaşmadığı, kayırmacılığa veya bireyler arasında eşitsizliğe yol açabilecek hususları içerip içermediği yönünden değerlendirilmesine gelince;

Dava konusu Form'un, "Ödüller, Sicil, Ceza" bölümünde yer alan "her teşekkür belgesi için (3) puan" ibaresi ile puanlamaya tabi tutulan teşekkür belgesinin gerçek anlamda hak edilmiş bir belge niteliğinde olduğuna güvence olma anlamında; bu kısmın, belgeyi verecek amir yönünden, takdir belgesinde olduğu gibi sınırlandırılması gerekirken, kayırma amacıyla istismar edilmesini kolaylaştırıcı biçimde kapsamının genişletilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

Aynı Form'un "Yöneticilik Hizmetleri" bölümünde vekaleten ve görevlendirme şeklinde geçirilen sürelere yüklenen puan değerleri ile, asaleten yöneticilikte, geçen sürelere yüklenen puan değerleri arasındaki cüzi fark; vekalet veya görevlendirme müessesini, müdürlük görevine ilk defa atamada veya yöneticilik görev yerinin değiştirilmesinde, yeterli yöneticilik hizmeti puanına sahip olmayan kişileri, diğerlerinin önüne geçirecek biçimde ve bu tür atamaları özendirecek anlamda kullanmaya elverişli kıldığından; vekaleten ve görevlendirme biçiminde atananlar ile asaleten atananlar arasındaki bu puan farkının makul seviyede tutulmamış olması nedeniyle hukuka uygunluğundan söz etmek imkansızdır.

Yönetici Değerlendirme Form'unun öğretmenlikte geçen sürelerin her bir yılı için (0,1) puan öngörülmesine gelince;

Yönetici belirlemede mesleki deneyim ve kıdem tek başına belirleyici unsur olmamakla birlikte kıdeme yüklenen puan değeri Form'un diğer kalemlerinde yer alan ölçütlerle kıyaslandığında, davalı idarenin mesleki deneyimi ihmal edilebilir bir ölçüte indirgediği anlaşılmaktadır. Form'da yer alan kalemler bir arada ele alındığında, 30 yıllık mesleki deneyimle elde edilen puanın, bir teşekkür belgesine verilen puana karşılık gelmesi de; ölçme ve değerlendirmenin amacına uygun düzenleme yapılmadığını doğrulamaktadır.

iptali ve yürütmenin durdurulması istenilen Form'da bu haliyle yukarıda belirtilen hususlar yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 24.4.2008 günlü, 26856 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumlan Yöneticileri Yönetrneliği'nin 11 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (ç) bendi, 12 nci maddesi, Geçici 2 ncî maddesinin 1 inci fıkrasında yer alan "sınavların geçerlik süresi iie sınırlı olmak kaydıyla" ibaresi yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 4001 sayılı Kanunla değişik 27 inci maddesinin 2. fıkrasında öngörülen koşullar gerçekleşmemiş olduğundan yürütmenin durdurulması isteminin reddine, Ek-2 Yönetici Değerlendirme Formu yönünden ise, anılan Kanun'da öngörülen koşulların gerçekleşmiş olması nedeniyle yürütmenin durdurulması isteminin kabulüne 21.7.2008 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.

Başkan Üye Üye Üye Üye
Kamuran Murat Kırdar Ayla Yüksel
ERBUĞA CEBECİ ÖZSOYLU GÜNENÇ ÖZTÜRK





Yorum Yaz   
YORUMLAR
Toplam yapılan yorum sayısı (37)
ahmet ahmetacaba tarafından 2008-08-21 11:55:28 tarihinde yazılmış
acaba
bu bakan zamanında acaba iptal edilmiş kaç tane dava var bunları tartışmanız gerekmiyormu herkes kendi derdinde.
melik75_4 tarafından 2008-08-19 16:33:34 tarihinde yazılmış
SUÇLU MUYUZ ?
2006 sınavını kazandım ve atamam yapıldı.İptal edilince görevlendirme çalışmaya başladım.Ödül olarakta bi sürü ödülüm var.O kriterlere görede atanabiliyorum.Ama bazı arkadaşlar sınavı kazananları sanki suçlarmışcasına konuşuyorlar.Sınava görede olsa ek 2 ye görede olsa atanıyorum. darısı diğer sınav kazananların başına sınavı kazanamayanlarda lütfen biraz anlayışlı olup çamur atmasınlar.
bekır tarafından 2008-08-13 21:05:26 tarihinde yazılmış
bıraz haklı bıraz haksız
sayın eğitim iş adalatten bahsedıyorsun fakat diğer yandanda dengesiz açıklamalar yapıyorsun yakışmıyor yok okullara mescıt açıyorlar yok kızların kafasını kapatıyorlar kıkmsenın kımseyı zorla mescıde soktuğu yada başını kapattığı yok bu gun bana sorsan bende derim kı arkadaş isteyen mescıde gıtsın ısteyen kantıne isteyen açsın başını isteyen kapatsın ama 24 saat demokrasıden bahseden sızler ne olur huseyın celıkten bekledığınız anlayısın bır kısmını da sız göstersenız he nasıl olur
EKOLİFE tarafından 2008-08-13 16:16:11 tarihinde yazılmış
İLAHİ ADALET SORAR HÜSEYİNDEN ONU
30 YIL ÇALIŞ TEŞEKKÜR KADAR,50 YIL ÇALI TAKDİR KADAR,80 YIL ÇALIŞ MAAŞLA ÖDÜLLENDİRME KADAR PUAN AL.KARİYER YAP 5 PUAN AL.20-25 YIL DEVLETE HİZMET VER 2 PUAN AL.HZ.ÖMER'İN SÖZÜNÜ UNUTMA SAYIN BAKAN:FIRATIN KIYISINDA KAPSA BİR KURT KOYUNU,İALAHİ ADALAT SORAR ÖMER'DEN ONU.SANA DA SORACAKTIR.BENDE EĞİTİM -BİR-SEN ÜYESİYİM AMA BU PUANLAMAYI ADALETLİ GÖRMÜYORUM.ARTIK BIKTIK BEŞ,ALTI YILDIR YILDIR GÖREVLENDİRMELERLE İŞ YÜRÜTÜLÜYOR.
kahır adamı tarafından 2008-08-13 15:08:22 tarihinde yazılmış
danıştay kararı
zannımca sadece ek 2 duruduruldu diğer sınavı kazananların atamaları yapılacaktır.
beyaz40 tarafından 2008-08-13 14:16:30 tarihinde yazılmış