Eğitim Personeli
28 Ocak 2012 Cumartesi 00:26
Milli Eğitim Bakanı Dinçer'den Önemli Açıklamalar
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Basın Kulübü programında gazeteciler Nihal Bengisu Karaca, Ceyda Karan, Belkıs Kılıçkaya ve Selçuk Tepeli'nin sorularını yanıtladı:

CİLDİNİZ ÖNEMLİDİR SOĞUK VE SICAK KORUMALI KADIN VE ERKEKLERE ÖZEL TIKLAYIN.
Programı izlemek için tıklayın...
ÖĞRETMEN ATAMALARI
Biz yönetim sistemi olarak günlük işlerle uğraşıyor ve geçmişe yönelik denetim yapıyoruz. Tüm dünya 20 yıl sonrası için vizyon oluşturuyor. Bu içinde bulunduğumuz olaylara yaklaşım tarzıyla alakalı bir sorun.
Sürekli eğitim fakülteleri açılıyor. Bu yıldan itibaren eğitim fakültelerinin açılışına onay vermeyeceğim. Ama zaten eğitim fakülteleri bir sürü mezun veriyor. Fen edebiyat fakülteleri, ilahiyat fakülteleri gibi fakültelerden pedagoj,ik formasyonla öğretmen olunabiliyor. Kimseyi suçlamadan ulusal program içinde bu sorunu çözmeliyiz. Bütün okullarımızda eğitimi aksatmamak şartıyla yaptığımız düzenlemelerde 662 bin civarında öğretmeni kadro olarak istihdam ettik. Bugün 55 bin öğretmenin yerine biz yaklaşık olarak 35-40 bin öğretmen alırsak bizim normakl ihtiyacımıza cevap vereceğimizi görebiliriz. Okullaşma oranını artırmak gibi bir hedefimiz var.
Bunları başardığımız zaman 126 bin civarında öğretmen almamız halinde MEB'in öğretmene ihtiyacı kalmayacak.
Atama bekleyen öğretmen sayısı 264 bin. Sadece eğitim fakültelerinden bu yıl mezun olan 43 bin. Diğer fakülteleri ayrı ayrı hesap edecek olursak 73 bin. Bu kadar arkadaşımızın öğretmen olmalarını beklemeleri ne kadar gerçekçi olacak. Bu çocuklarımızın hatası değil. Bu sistem problemi. Bu problemi çözmek yine bizim görevimiz.
Ben bakan olduktan hemen sonra eğitim fakültelerinin kontenjanları belli olmuştu. Buna karşın şöyle bir duyuru ihtiyacı hissettim. Hangi alanda öğretmen ihtiyacı varsa onu duyurduk. Bir tarafıyla tabii ki böyle bir sorunla karşı karşıyasanız tedbir almak zorundayız. Öğretmen olmayı bekleyen gençlerimiz için de başka tedbirler üretmek zorundasınız.
Herkesin benim gibi meseleye sağduyulu bakacağını bu fotoğrafı ortaya koyduktan sonra bekledim. 264 bin öğretmen adayı üzerinden bir siyaset yapıldı. Gençlerimizin hayalleri üzerinde yapılan bir popülizmdir. İhtiyacımız olsa ve kaynaklarımız izin verse hepsini almaya hazırım.
Her ihtiyaç duyduğunuz alanda yetişmiş öğretmen yok. Mesela rehberlik, İngilizce öğretmeni bulmakta sıkıntı duyuyoruz. Bunu nasıl telafi edeceksiniz. O kentte yaşayan, eğitim almış insanları ücretli alacaksınız. Bugün daha görevine başlamadan gittiği yeri beğenmeyip görevini bırakabiliyor. Bir başka boyutu var. Köylere genelde çok fazla insan gitmek istemiyor.
"ÜCRETLİ ÖĞRETMENLER PKK'NIN ETKİSİ ALTINDA"
Bu ülkenin gerçeklerini bütün olarak görmek lazım. Van'da depremden sonra bütün kadrolarımızı hepsini öğretmen için tahsis ettik. 800 tane kadroyu yeni ortaya çıkan ihtiyaç için tahsis ettik. Uzun müddet özür ataması yapmak istemedim. O bölgede insanlar kalmak istemeyecekti. Ama o kadar talep geldi ki Aralık ayında özür atamalarını gerçekleştirdik. Van'da 1150 öğretmen ayrıldı. Oraya gönderdiğimiz öğretmenler ayrıldıkları zaman ücretli öğretmen almak durumunda kalıyoruz. Ve PKK'nın yönlendirdiği ücretli öğretmenleri almak durumunda kalıyoruz. Öğretmenlik mesleğini sürekli değişen bir zemin üzerinde tutmak doğru değil. Öğretmenin karşısında öğrenci diye bir gerçeğimiz var. Ailelerle ilgili gerçeğimiz var. Sadece öğretmenin atanmasıyla ilgili baktığınız zaman gerçeğin tümünü göremezsiniz.
Yerel kaynaklara müracaat etmişseniz, mesele Hakkari'de, Şırnak'ta ücretli öğretmenler PKK'nın etkisi altında kalabilir. Buradan gönderdiğiniz zaman PKK'nın etkisi altında kalmayacaktır. Örgüt propagandası yapıyorlar.
Bu öğretmen ataması olmaktan çok daha boyutlu bir meseledir. Ülke kaynaklarıyla, öğretmen ihtiyacıyla alakalı... Sadece atama olarak bakarsanız çok dar kapsamlı bakmış olursunuz.
Türkiye'de istihdam sorunlarına baktığınızda başka gerçeği görürsünüz. Üniversite mezunlarının istihdam oranların AB'nin üzerindedir. Her şeye rağmen üniversite mezunu 100 kişiden 28'i iş bulamıyor. Maliye, İşletme, kamu, hukuk bölümünden mezun olan öğrencilerin yüzde 28'i iş bulamıyor.
Neredeyse iktidara geldiğimizden beri eğitime ayrılan kaynak neredeyse bütün bakanlıkların üstünde. Bütün bakanlıkların ve bütçenin ortalama büyüklüğü yüzde 10 civarında artarken MEB, yüzde 14 arttı. Bu kadar kaynak ayırdığınız halde bu kaynakların önemli miktarını biz öğretmenlere ayırıyoruz. 2010 yılında derslik için ayrılan para 2 milyar 100 milyon civarında. Yine 2010 yılında alınacak memur sayısı 29 bin. Bunun 17 binin yine biz kullanıyoruz. Bir çırpıda bütün bunları alalım derseniz hangi kaynakları kısacaksınız? Yol yapmaktan mı vazgeçeceksiniz? Memura zam mı yapmayacaksınız? Siz hazır birtakım kaynaklara sahip değilseniz, başka harcamadan kesmeniz lazım. Ama bu ülkenin birden çok alanda ihtiyaçları var. Hükümet tercihini eğitimin lehine kullanıyor her zaman ama kaynaklar bu kadar.
Bizim hükümetlerimiz 321 bin civarında öğretmen atamış. Şu anda 662 bin öğretmenimiz var. Söz verdi ama yapmadı diye suçlanan benden önceki bakanımız. İki yıl üst üste alınabilecek en yüksek kadroyu alan bakanımızdır. İki yıl üst üste 40 bin öğretmeni aldı.
SOSYAL MEDYA FARKINDALIĞI ARTIRDI
Sorun her zaman vardı. Ama şimdi sosyal medya diye bir gerçek var. Farkında oluş arttı. İkincisi bizim hükümetimizden önceki dönemlerde sadece eğitim fakültesinden mezun olanlar öğretmen olabiliyordu. Daha sonra farklı fakültelerden pedagojik formasyonla öğretmen olma imkanı oluştu.
"ÖĞRETMEN İYİ YETİŞMELİ"
Öğretmen yetiştirme meselesini masaya yatırmak gerekiyor. Öğretmenlik mesleği kutsal bir meslektir. Bu beraberinde aynı güçte bir sorumluluk da getirir. Öğretmenin bu sorumluluğu öylesine ağırdır ki, imkansızlıklarınız olsa bile iyi bir öğretmenle iyi çocuklar yetiştirebilirsiniz. Öğretmenlik mesleği için en kabiliyetli, en başarılı çocuklarımız olmalı.
"ÜNİVERSİTE MEZUNU OLMAK YETMEZ"
Dünya değişti. Devletten iş bekleyenlerin görmesi gerekir. Bizim ülkemizde bile üniversite mezunlarının yüzde 28'i iş bulamıyor. Üniversite mezunu olmak artık yetmiyor. Rakibinizden daha iyi o mesleği icra edemiyorsanız iş bulma şansınız yok. Üniversiteden mezun olan herkes devlette de iş bulamaz. Gençlerimizin her biri kendilerini geliştirmeli. Hayat boyu öğrenme diye bir kavram gelişti. Özetle üniversite mezunu olmak is bulmak için yetmez üzerine koymak şarttır.
"TANIMLAR GÖZDEN GEÇİRİLMELİ"
Öğrenciyi yeniden tanımlamamız, öğretmeni, müfredatı yeniden tanımlamak lazım. Öğrenci dediğiniz çok kalıplaşmış bilgileri alan, o bilgilerle sınavda başarılı oluyorsa başarılı kabul ediyorsunuz. Bugün diploma eskisi kadar kutsadığımız belge değil. Bütün dünyada artık eğitim okulda aldığınızla sınırlandırılmıyor.
Eğitim sadece öğretmenin öğrenciye aktardığı bilgiden ibaret sayıyorsa eğitimi çok hafife alıyoruz demektir. Derste öğreniyorlar. Sokakta öğreniyorlar. Bilgisayarda öğreniyorlar. Bunların tamamının eğitim alanı olmadan algılanması bizi ileriye götürebilir mi?
EĞİTİMDE KALİTE
Tüm dünya değişiyorken siz kendi korkularınıza boyun eğerseniz korkularınıza mahkum olursunuz. Değişime ayak uyduran tedbirler alınmalı.
Şekilcilikten öze doğru bir değişim şart.
Sizin kendinizi Milli hissetmeniz uluslararası bir alanda sizi yukarı taşımıyorsa neye yarar? Biz çocuklarımızı uluslararası ölçekte donatmadığımız sürece başarılı sayılmayız.
FATİH PROJESİ
Sadece dijital teknolojinin kullanılması olarak kabul edilmemeli.
5 ana bileşenden bahsetmemiz mümkün. Onlardan bir tanesi yazılım ve donanım kısmı. Bir tanesi akıllı tahtalar. Başka ülkelerde bir tahta onun üzerinde projeksiyon makinesi. Bunun iki eksiği var. Bir tanesi hazırlanmış malzemeyi sunuyorsunuz. İkincisi geleneksel yöntemi ikame etmiş oluyorsunuz. Geleneksel yöntemde her çocuk için ayrı bir teknik geliştirilebiliyor. Öğretmenin öğrenme üzerindeki etkisi müfredattan daha büyük. Hem geleneksel tahtalarımız var hem de yanında projeksiyon değil doğrudan doğruya bilgisayaranız var. Tahta büyüklüğünde bir bilgisayar düşünün.
Bugün okula geşen çocukların pek çoğu bilgisayar kullanmasını biliyor. Seçmeli ders bilgisayar kullanmayı öğreten değil bilgisayar kullanarak tasarım yapmaya teşvik eden bir ders.
Tablet bilgisayarından ve okuldaki bilgisayarlardan öğrenciler internet hizmeti alabilecek.
Üçüncüsü e içerikler. Dünyanın en gelişmiş teknolojisini verebilirsiniz. Ama o teknolojiyi kullanarak anlatabileceğiniz ders yoksa fayda etmez.
Pilot uygulamayla 52 okulumuzda başlıyoruz. 9. sınıfın bütün derslerini kitaplarını zenginleştirdik. Çocuğun o dersi öğrenmesi açısından konuyu tekrarlaması için tedbirler aldık. Gerekirse çocuğun diğer arkadaşlarıyla ve öğretmenleriyle etkileşim halinde olmasını sağlayan tedbirler aldık. Bu e içerikleri önemsiyoruz. Öğretmenimiz herhangi bir konuyu anlatırken dünyanın herhangi bir yerinde üretilen bir bilgiyi çocuklara ulaştırabilecek.
Verdiğimiz tabletlerde oyunlar da olacak. Çocukların belli oyunları oynamasına imkan tanımalıyız.Türkiye'nin o konuda çok iyi olduğunu iddia etmek mümkün değil. Birtakım firmalar bir yere gelmeye çalışmış. Milli Eğitim Bakanlığı bir talep yaratarak sektör oluşturmaya çalışıyor.
Başka bir boyutu... Eğitim alanında sosyal medya kurmaya çalışıyoruz. Eğitim sektöründekiler o platform üzerinde bilgi paylaşımında bulunacak.
ANADİLDE EĞİTİM
Çocukları mümkün olduğunca küçük yaşlarda Türkçe öğretmeye teşvik etmek lazım. Öğretmenlerimize Kürtçe öğretmek gibi bir imkanımız olmuyor.
Milli Eğitim'in sorunları oranın da (Doğu-Güneydoğu) sorunu...
Şu anda yoğun bir şekilde sorun yaşadığımız birkaç il var. Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Van... Yatırımdaki kaynaklarımızın önemli miktarını göç alan ülkelere tayin ediyorum.
MİLLİ GÜVENLİK DERSLERİ
Milli dediğimizde anladığımız şey, bütün çocukların tek tip forma giymesi ise... 19 Mayıslarda asker gibi yürümekse... Milli güvenlik dersleri ise.. Andımız ise... O zaman ben bunun sadece şekilcilikten ibaret olduğunu söyleyebilirim. Mesela aidiyet duygusunun çok milli olduğunu düşünüyorum. Tarih meselesinin milli mesele olduğunu düşünüyorum. Toplumsal sorumlulukları milli olarak görüyorum. Bu ülkede herkesin ahlaki değerlerine sahip çıkmasını milli olarak görüyorum.
Tek tip elbise Sovyetler'in ve benzeri ülkelerin uygulaması. Bütün çocukların tek tip forma giymesi ile okul kıyafeti başka bir şeydir. İkisini ayırmak lazım. İngiltere okul kıyafeti uygular. Tek tip kıyafetten bahsediyorsanız başka bir şeyden bahsediyorsunuz.
Milli güvenlik derslerinden bahsettiniz. 1926'dan beri okutuluyor. 1933 tarihinde çıkan kanunla mecbur hale getiriliyor. Aslında çıkan kanun muallim subaylarının ders ücretleriyle ilgili kanun. 1979 yılında Bakanlar Kurulu bir yönetmelik çıkarıyor. Ancak 1988 yılında bu kanunun o hükmü ilga ediliyor. Yani askeri derslerin mecbur edildiği hüküm ortadan kaldırılıyor. Ama kanuna uygun şekilde yönetmelik değişmiyor.
Geriye dönüp baktığınızda belki bu dersler ilk konulduğunda dünya hala savaş halinde, belki savaşa hazır tutma isteği olabilir. Ayrıca okumuş insanlarınız yok, askerleri bu eğitime ddahil etmiş olabilirsiniz. Ama dünya durduğu yerde kalmadı. 1980'den sonra hayat tarzı, toplum yapısı değişti. Bütün bunları görmüyorsanız dünya ile rekabet edecek bir toplum iddiasında olamazsınız. Milli güvenlik dersi için ben neredeyse 40 ülkenin müfredatını incelettim. Pek çok ülkede ahlaki değerler üstüne, aidiyet üzerine dersler veriyor. Bunu pek çoğu din dersi içinde veriyor. Başka bir boyutu dünyanın hiçbir yerinde askerler ders vermiyor. O açıdan biz bir karar verdik. Belki milli güvenlik dersi devam edebilir, askerlere verdirmek istemeyebilirdiniz. Ama bunun çağdaş dünyayla uygun bir yapı olmadığı için dersi kaldırmayı uygun gördük.
19 MAYIS
1940'lı yıllarda daha çok otoriter devletlerin uygulaması olarak çıkmış. Örnek aldığımız ülkeler bunu 30 yıla yakın önce terk etmiş. Kutlama şekliyle belirli bir değeri korumak ayrı şeydir. Dünyanın her ülkesi özel günlerini kutlar. Ama hiçbir ülke daha ilkokul ortaokul çağlarındaki çocukları askeri disiplinle yürütmez. herkes halkıyla beraber kutlar. Bayramlarda ne kadar vatandaş var, buna bakmalıyız. Cumhuriyetimizin demokrasimizin ruhuna uygun bir şekilde halkın içinde olan kutlamalar istiyoruz.
Bu ülkede 450 yıldan bu yana Kırkpınar kutlanıyor. Mesela ABD'nin 4 Temmuz'u nasıl kutladığını görün. Halkın bir şeye sahiplenmesinin ne demek olduğunu orada görebilirsiniz.
Türkiye 23 Nisan'da tüm dünya çocuklarını buraya getiriyor. Ve hakikaten bir şenlik gibi kutlanıyor. Ben bu yaşımda 23 Nisan'daki gösterileri izliyorum. Başka bir örnek Türkçe Olimpiyatları bir kutlama şekli değil midir?
Ne zamanki üniversite yönetimi olarak en dikkat çekici konuşmacıyı getirsek salonu doldurmakta zorlanırız. Ama öğrencilerin kendi organizasyonlarında salonda oturacak yer kalmazdı. Öğrenci içselleştirmiş.
Biz 19 Mayıs kutlamalarını kaldırmadık. Kutlama şekline itiraz ettik. Siz devlet elile çocuklara şöyle ya da böyle giyin derseniz, ona itiraz edenler olacaktır. Ama çocuklarımız kendi kararıyla, istediği gibi gösteri yapma hakkını verirseniz itiraz olmaz.
DERSHANELER
Dershanelerin niçin ortaya çıktığını iyi analiz etmek lazım. Biz SBS yaptığımız için ya da üniversite sınavı yaptığımız için değil. Okullarda fırsat eşitliği yoksa, iller arasında fark varsa... Seçmek zorundasınız. Türkiye'de fırsat eşitliğini artırmadan sınav sorununu çok ihtiyatlı konuşmak lazım. Dershane pek çok ülkede var. Sınava odaklı hale getirirseniz zaten dershane ortaya çıkıyor. Baştan sona eğitim öğretim sisteminde farklılık gerektiriyor. Her liseye örneğin fen kabiliyeti olan çocuklara ilave fen dersleri alabileceği bir ortam hazırlayın. Bunu yaptığınız zaman dershaneye ihtiyaç kalmayacak. YGS'yi olgunluk sınavına dönüştürdüğünüzde tüm lise müfredatını kapsayan o zaman dershaneye olan ihtiyaç azalmaz mı? Bütün bunlar bizim eğitim sistemimizin sorunlarıdır.
Haberturk
CİLDİNİZ ÖNEMLİDİR SOĞUK VE SICAK KORUMALI KADIN VE ERKEKLERE ÖZEL TIKLAYIN.
Bir gariban2012-01-30 09:31:58
Bu adam AKP'yi bitirecek.
müdür-352012-01-29 19:33:19
Göreve geldiğinden beri, Okulların temizlik ve güvenliği için kaç personel vermiş sayın Bakanımız, yeni kayıt dönemi yaklaşıyor,okulların kayıt gerçeğini görebilmiş mi acaba?
bilmeyenler konuşuyor2012-01-29 16:34:32
bu proğram eğitim sorunlarına uzaktan yakından alakalı değildi.çanak sorular, popüler cevaplar,eğitimin hangi sorunu konuşuldu sizce?
ayıptır2012-01-29 15:37:36
11 yıllık öğretmenim.Eğitimle ilgili her konunun hemen öğretmenlerin ekonomik sorunlarına getirilmesinden UTANIYORUM.Ayıp ya
İtibarsız ama Şahsiyetli Öğretmen2012-01-29 14:19:22
Sayın bakan eğitim yöneticiliğine bile işletmecileri getirmeyi düşünecek kadar eğitimden ve onun yönetiminden maalesef habersiz biri. Böyle bir insandan yani eğitim kurumunu işletme olarak gören, beş kuruş parası olmayan işletmeler, bir bakan MEB’de ne yapabilir? Göreceksiniz ki her şey kocaman bir sıfır olacak. Önce öğretmenlerin altında oldukları zulümden kurtar sonra eğitime proje hazırla. Can ve onur derdine düşmüş insanlar ne proje getirirsen getir uygulayamaz. Hergün öğretmenlere ne iftiralar atılıyor ne baskılar uygulanıyor tahmin edemezsiniz.
ALİCAN2012-01-29 13:17:06
Bazı arkadaşlar aşağıya ,bakanın 10- 15 yıl ileride olduğunu, anlaşılamadığını filan yazmış. Yahu arkadaşım eğitimden sizin anladığınız da bakanın anladığı kadar herhalde. Bize geçmişin hatalarını düzeltip bu günü yoluna koyacak adam lazım. Bunları yaparsan gelecek zaten güzel olur. Bakan bu günü bozup geleceği tamir peşinde. Hele gelecek bir gelsin. Ayrıca programı baştan sona izledim. İstihdamla başladı istihdamla bitirdi. Mevcut eğitim sorunlarından öğretmen dertlerinden hiç bahsetmedi. Bir grup öğretmen olmak için çırpınıyor, bir grup öğretmen olmuş yaşamak için çırpınıyor. Her halukarda bu öğretmen tayfası çırpınıyor. Çırpınan bir güruhtan nasıl eğitim gibi hassas bir konuda tam verim beklersiniz. Öğretmen eğitimin kalbidir, can damarıdır. Bakan değiştirmekle bürokrat atamakla müdür değiştirmekle tablet dağıtmakla bu işler çööööözülmezzzz. Önce öğretmenine güveneceksin. Eğitimin eksikleriyle ilgili alan çalışması yaptırıp bölge bölge yalakalık yapmayacak meseleye hakim öğretmenleri seçip geniş katılımlı 2-3 aylık uzun bir beyin fırtınasıyla meseleleri masaya yatırıp tahlil edip kararlar alacaksın.Her bölgenin yörenin farklı sorunları var. Bu sorunları maaşsa maaş, kalabalıksa kalabalık, eğitimse eğitim, teknolojiyse teknoloji… çözeceksin. İstanbul’da çalıştım sınıflar 80 kişi millet biliyor sınıflar 25 kişi. Doğuda çalıştım sınıfta okutacak öğrenci yok millet biliyor sınıflar 80 kişi. İç Anadolu’da çalıştım okulun boyası yok, öğretmende iş yok. Kimsenin bunlardan haberi yok Demek istediğim her yerde farklı farklı sorunlar var. Bir bakan gelmiş eğitimin beyni müdüre 1.gün haddini bildiriyor 2. öğretmenim elledi hattı açıyor, 3. gün tablet dağıtıyor, bürokrat atıyor. Bunlarla da eğitimi düzelteceğini zannediyor.Bunun neresinde ciddiyet, eğitim bilirlik, devlet yöneticiliği. Geçen senenin okul giderlerini 30 öğretmen hanımlara pasta yaptırıp satarak çıkardık, bu yıl bakan ve bürokrat hanımlarını da bekliyoruz. Bu sene ben yokum, sadece işimi yapacağım çok alınganlaştım.
kny2012-01-29 00:44:14
Ben onu beşi bilmem ama bakanı işimize geldi gibi anlıyoruz. Özünde doğru söylüyor. Bunu vicdanınıza bir sorun isterseniz... Haaa bu arada ben her hangi bir sendikaya üye değilim...
eğitimci2012-01-28 21:29:25
programı izledim tam bir tiyatro idi, 3 sorgucuda bir çok konuyu irdelediler de bir tek öğretmen maaşlarından tek kelime söz etmediler, tiyatro idi program, danışıklı döğüs yani
serkan2012-01-28 21:02:46
Bu eğitim cahili zavallı adam kim oluyorda bana eğitim konusunda ders veriyor. Haddini bil Ömer efendi senin gibi yüz tanesini en vasat öğretmen cebinden çıkarır. Bari uan da ahkam kesme sen kim eğitim kim.Zavallı adam
Tahir COŞKUN2012-01-28 18:27:20
Ali Akış arkadaşın ağzına sağlık söyleneceklerin çocğunu yazmış.....
eğitmen2012-01-28 18:12:41
şimdiye kadar herşey çok kötüydü bizlerde havadan inip öğretmen olduk herşeyin en iyisini sayın bakanımız bilir yerinde olsam bütün öğretmenleri görevden alıp kafasına uygun öğretmenler getirirdim sayınj bakaaaaan öğretmen kendi ihtiyaçlarına yetişemez olmuş sizin gibi bir bakanda işin tuzu biberi oldu. yazık yazık
ng2012-01-28 15:02:48
Sırf candaş sendika diye ulufe dağıtan sen formasyonsuz ilahiyatçıları atayıp bakanlıkta formasyon veren sen okulları kaderine terk eden sen utanmadan konuşan sen adam olasan ömer akıllı olasan ömer
ng2012-01-28 15:00:40
Eğitimde kaliteyi düşürmek için çaba sarfeden adama bak.Ücretli adamı derse sokan sen,vasıfsız adamları il ve ilçe mem lere yığan sen fen edebiyat mezunlarını atayan sen
Ali2012-01-28 14:19:19
adamın suratında bile hayır yok
Sözütok2012-01-28 12:48:28
Hadi be selim, anlaşılan ebs militanısın. Aynı iktidarın iki bakanı Sağlık Bakanı Dr. işini yapıyor. Bizim ki eğitimci değil ki ne anlar eğitimden ve sorunlarından. Yaptıkları ortada
TURAN TURAN2012-01-28 12:09:13
ÖNCELİKLE ÖĞRETMENİN KAFASINI İYİLEŞTİRMEDEN YANİ MADDİ İMKANI GENİŞLETMEDEN HİÇBİR BAŞARI ELDE EDİLEMEZ.ÖĞRETMENİN ÜCRETİ İYİLEŞTİRİLEREK,KAFASI VE BEDENİ SINIFTA OLMALI O ZAMAN BAŞARI KAÇINILMAZ OLUR..BU BAKANIMIZDAN BUNLARI ÜMİT EDİYORUZ,GÜZEL GÜNLER O ZAMAN ÜLKEMİZİN OLACAK...
Ahmet Kara2012-01-28 11:21:42
Ömer bey, Milli Eğitim den sorumlu bakan değil mi? Hakkariyi bıraksın gelsin Ankara ya İstanbula da baksın bakalım durum nasıl? Danışmanların veya İl ilçe müdürlerinin değil okul müdürlerinin ağzından bir dinlesin MEB'i !
Ali2012-01-28 11:11:08
Karanın bittiğini Ömer bey de bir gün görecek.Umarım geç olmaz.14
yalın2012-01-28 10:43:36
bakanı izledim.doğuya mecburen ücretli ataması yapıyoruz dedi.peki ankara merkezdeki onbinlerce ücretli neyin nesi oluyor.çoğu öğretmen neden 15-20 sene doğu görevi yapıp ankaraya atanamıyor.
biyoloji öğretmeni2012-01-28 10:23:39
Eğitimde kaliteden bahsetmek için sadece eğitim fakültelerinden mezun olanların öğretmen olması gerekir.adamkafkas biyolojiyi bitiriyo.bir diğeri gazi biyoloji öğretmenliğini bitiriyor.o çok düşük puanla girilen kafkas biyolji mezunu 8-1 den başlıyor.neymiş teknik eleman.her tarafı teknik olsa ne olur.saonra kaliteden bahset
Mustafa Durmaz2012-01-28 10:18:40
Bu adamı kim bakan yaptı?..!?
anti dinçer2012-01-28 01:07:18
öğretmenlerde serbest kıyafet giysinler bürokrat mıyız, yoksa öğretmen mi takım elbise giymek istemiyoruz.
levent tan2012-01-28 00:36:28
hala öğretmen kalitesinden bahsediyor yaa
kpss puanı 95 olan fizikçi atanamamış. üstelik kendi bransından soru gelmediği halde
sanan2012-01-28 00:01:43
ben ömer beyin bakan olabilme kapasitesini kabullenemedim. Ücretli Öğretmenler bilmem neymiş. ya böle bişey var mı? öğretmenleri hedef tahtası haline getiren zihniyet. yarın bir öğretmene bişey olursa sorumlusu ömer beyefendidir. gerçi pek umrunda değil malzeme çok nasıl olsa
öğretmen2012-01-27 23:54:51
ne değişimi okulu bilmeyen neyi değitirecek.sağlık bakanı doktordu.meseleğin içinden geliyordu.bakanlığı değiştirdi.dinçer ne biliyor eğitimle ilgili.tatil 3 aydır diyor gerisni düşünün
torayhan2012-01-27 23:39:42
bu haber ilgili kanalda gazetecilerin sorularını yanıtlayan bakanın sözlerinden kes yapıştır yoluyla yapılmış bir haber habere yorum yapan arkadaşlarıma ricam lütfen habertürk kanalında söyleşinin tamamını izlemeleri,ben bir okul müdürü olarak sendika temsilcimin yönlendirmesiylede bakanın hiçbir icraatini desteklemiyordum ve acayip kızıyordum kanalda yayınlanan programı sıkılmak pahasına tamamını izledim(itiraf etmeliyim mensubu olduğum teşkilatın bakanını ilk defa bu kadar uzun süreli dinledim) son olarak şunu söylemeliyim bu bakan vizyonu itibariyle bu teşkilatın bi kaç gömlek üstünde ve bu adamın yaptıklarını meb teşkiletı 15 sene sonra anlayabilecek!
torayhan2012-01-27 23:39:25
bu haber ilgili kanalda gazetecilerin sorularını yanıtlayan bakanın sözlerinden kes yapıştır yoluyla yapılmış bir haber habere yorum yapan arkadaşlarıma ricam lütfen habertürk kanalında söyleşinin tamamını izlemeleri,ben bir okul müdürü olarak sendika temsilcimin yönlendirmesiylede bakanın hiçbir icraatini desteklemiyordum ve acayip kızıyordum kanalda yayınlanan programı sıkılmak pahasına tamamını izledim(itiraf etmeliyim mensubu olduğum teşkilatın bakanını ilk defa bu kadar uzun süreli dinledim) son olarak şunu söylemeliyim bu bakan vizyonu itibariyle bu teşkilatın bi kaç gömlek üstünde ve bu adamın yaptıklarını meb teşkiletı 15 sene sonra anlayabilecek!
necmi2012-01-27 23:35:58
gelmiş geçmiş öğretmeni en sevmeyen bakan bu boş bakan
hergün2012-01-27 23:33:54
biride bu adama rezil öğretmen maaşlarını sorsa ya
AKP EBS MAGDURU2012-01-27 23:33:12
icraat makamı şikayet yeri değildir.adam gibi idareciler atamazsan olacağı budur. akp li ebs li atayacağım diye beceriksizlerin yaptığı iş ancak bu kadar olur.
Asder AS2012-01-27 22:54:32
Öğretmenleri tacizci gözüyle bakan bakanın nesini anlayacam...
selim2012-01-27 22:41:45
Sayın Bakanı anlamak zor değil ama bencillik olunca anlamak istemeyenler çoğunlukta. İşlerine gelmediği rahatları bozulduğu için değişime karşı çıkıyorlar.
Diğer Haberler